17 Ekim 2010 Pazar

devam...

Hala ölenler ve doğanlar geçiyor önümüzden... Hala allak bullağız...

Bir yanda da hesaplaşmalar var aslında, kendinle hesaplaşmak, etrafındakilerle hesaplaşmak... Bazı şeyleri gözden geçiriyor insan, sonra bir daha geçiriyor, sonra gece uyuyamıyor bir daha kuruyor hepsini. Yıkıyor, kuruyor, yıkıyor, kuruyor.. Eline bir şey geçmiyor tabii ama görüyor insan bazı şeyleri. Umulanlar ve bulunanlar olarak... Ha görmek bilmek ne işe yarıyor derseniz, hiçbir işe yaramıyor tabii ki. Ignorance is bliss diye boşuna dememişler.

Cümlelerimin yüklemleri az bu ara. Hayat bize neler hazırlıyor yaşayıp göreceğiz.

2 yorum:

  1. Yüklemsiz yaşamak iyidir, çocuklar gibi "ignorant and blessed" olabilmek için ilk adım yüklemsizleştirmek hayatı. Daha çok sıfat ve zarf, daha az yüklem...

    Çocuk kalmak mümkün olabilse keşke...

    YanıtlaSil
  2. çocuk olsak, yine öyle masum olsak... yğmur olsak, toprağa düşsek...

    YanıtlaSil